Türk hukuk sisteminde tutuklama müessesesi, kişinin temel hak ve özgürlüğünü doğrudan etkilediği için son derece istisnai ve sıkı şartlara bağlı olarak uygulanması gereken bir koruma tedbiridir.
I. Tutuklama Nedir? (CMK m.100)
Tutuklama, bir kişinin, hakkında yürütülen ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında hakim kararıyla özgürlüğünden geçici olarak yoksun bırakılmasıdır.
Bu bir ceza değil, bir koruma tedbiridir.
Tutuklamanın amacı, şüpheli veya sanığın:
- Soruşturma veya kovuşturmadan kaçmasını önlemek,
- Delilleri yok etmesini, değiştirmesini ya da tanıkları etkilemesini engellemek,
- Ceza yargılamasının sağlıklı biçimde yürütülmesini sağlamaktır.
🔹 Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.100-108 arasında düzenlenmiştir.
🔹 Tutuklama, ancak hakim kararıyla mümkündür; savcı tutuklama kararı veremez.
II. Tutuklama Kararı Şartları Nelerdir? (CMK m.100)
CMK madde 100’e göre, bir kişi hakkında tutuklama kararı verilebilmesi için iki temel koşulun bir arada gerçekleşmesi gerekir:
A. Kuvvetli Suç Şüphesinin Varlığı
- Şüpheli veya sanığın suç işlediğine dair somut delillere dayalı kuvvetli bir şüphe bulunmalıdır.
- Delillerin objektif ve ölçülebilir olması gerekir.
Örneğin: tanık beyanları, kamera kayıtları, telefon dinleme, suç aletine el konulması gibi deliller.
B. Tutuklama Nedenlerinin Bulunması
Aşağıdaki nedenlerden en az biri mevcut olmalıdır:
1. Kaçma veya saklanma ihtimali
- Şüphelinin yurt dışına çıkma hazırlığında olması,
- İkametinin olmaması,
- Yakalama kararına rağmen ulaşılamamış olması gibi durumlar.
2. Delilleri yok etme, gizleme veya tanıkları etkileme tehlikesi
- Tanıklara baskı yapma girişimi,
- Dosyadaki dijital delillere müdahale etme,
- İşbirlikçileriyle irtibat kurarak soruşturmayı engelleme gibi haller.
3. Adli kontrolün yetersiz kalacağına kanaat getirilmesi
- Adli kontrol (imza, yurtdışı yasağı, elektronik kelepçe vs.) yeterli değilse, tutuklama gündeme gelir.
Kısaca, tutukluluk kararının veya tutukluluğa devam kararının verilebilmesi için;
- Kuvvetli suç şüphesine işaret edecek somut delillerin varlığı şartı + risk şartı (delilleri karartma/şüpheli veya sanığın kaçma şüphesi)” hallerinin birlikte gerçekleşmesi,
veya
- Kuvvetli suç şüphesine işarete edecek somut delillerin varlığı şartı + katalog suç şartı hallerinin birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
III. Kanunda Sayılan ”Katalog Suçlar” (CMK m.100/3)
Bazı suçlarda, tutuklama nedeni var sayılır (karine kabul edilir). Bu durumda, tutuklama şartları daha kolay oluşur.
Bu suçlara örnekler:
- Kasten öldürme (TCK m.81)
- İşkence (TCK m.94)
- Cinsel saldırı (TCK m.102)
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti (TCK m.188)
- Yağma (TCK m.148)
- Silahlı örgüt kurmak (TCK m.314)
- İrtikap, rüşvet, zimmet gibi bazı kamu görevlisi suçları
- Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçlar
- Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti
- Kasten Yaralama ve Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama
- Çocukların Cinsel İstismarı
- Hırsızlık
- Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak.
- Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar
- Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar
- Düşmanla İşbirliği Yapmak
- Devlete Karşı Savaşa Tahrik
- Düşman Devlete Maddi ve Mali Yardım
- Cumhurbaşkanına Suikast ve Fiilî Saldırı
- Silah kaçakçılığı suçları
- Banka Yönetim Kurulu Başkan ve Üyeleri ile Diğer Mensupları Tarafından İşlenen Zimmet Suçu
- Kasten Orman Yakma Suçu
- Kültür ve Tabiat Varlıklarını Haksız Olarak Yurtdışına Çıkarma Suçu
- Kaçakçılık Suçlarının Tamamı
- Sağlık personeline yönelik işlenen kastan yaralama suçu
➡️ Bu suçlarda, kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni de var kabul edilir. Ancak bu durumda bile, tutuklama mecburi değildir, sadece “varsayım” mevcuttur.

IV. Tutuklama Kararının Verilme Amacı Nedir?
Tutuklama kararının amacı, ceza yargılamasının amacına ulaşmasını güvence altına almak, yani adaletin etkin bir şekilde gerçekleşmesini sağlamaktır. Bu amaç, hukuki ve pratik yönleriyle birlikte detaylıca şöyle açıklanabilir:
A. Tutuklama Kararının Amacı
Tutuklama, bir cezalandırma değil; koruma tedbiridir. Yani asıl amacı, sanığın cezalandırılması değil, yargılamanın doğru, sağlıklı ve güvenli biçimde yürütülmesini sağlamaktır.
Aşağıda bu amacı 5 temel başlıkta açıklayabiliriz:
1. Şüpheli veya sanığın kaçmasını önlemek
Tutuklama, kişinin ceza soruşturması veya kovuşturmasından kaçma ihtimali varsa devreye girer.
Kişi, serbest bırakıldığında:
-
Yurt dışına çıkabilir,
-
Adresini gizleyebilir,
-
Mahkemeye gelmeyebilir.
Tutuklama ile bu riskler ortadan kaldırılır.
2. Delillerin karartılmasını engellemek
Sanığın:
-
Delilleri yok etmesi,
-
Tanıkları tehdit etmesi veya yönlendirmesi,
-
Suç ortaklarıyla iş birliği yapması, gibi eylemler, yargılamayı sekteye uğratabilir.
Tutuklama ile bu tür yargılamaya müdahale ihtimali ortadan kaldırılmak istenir.
3. Yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamak
Bir kişi serbestken, soruşturma veya kovuşturma kesintiye uğrayabilir.
Özellikle:
-
Örgütlü suçlarda,
-
Ağır ceza gerektiren suçlarda,
-
Kamu düzenine zarar veren olaylarda,
sanığın kontrol altında tutulması, adalet hizmetinin selameti açısından gerekebilir.
4. Kamu düzenini ve güvenliğini korumak
Bazı suçlar, toplumda büyük infial yaratabilir (örneğin; çocuk istismarı, terör, cinayet).
Bu gibi hallerde tutuklama:
-
Kamu düzeninin yeniden sağlanması,
-
Toplumda adalete olan güvenin tesisi, amacını taşır.
Ancak bu amaç, başlı başına tutuklama nedeni değildir.
Yani “toplum tepki gösterdi” diye tutuklama kararı verilemez; bu yalnızca ikincil bir etki olabilir.
5. Ceza infazının sağlanması değil, yargılamanın güvenliğidir
Unutulmamalıdır: Tutuklama, henüz suçu kesinleşmemiş bir kişiye uygulanır.
Kişi hakkında mahkumiyet kararı kesinleşmemiştir.
Bu nedenle tutuklama:
-
Bir tedbirdir,
-
Geçicidir,
-
Orantılı olmalıdır.
Tutuklamanın amacı cezanın infazı değil, yargılamayı sağlıklı yürütmektir.
Önemli Not: Amaçla Ölçülülük İlkesi Arasındaki Bağ
Tutuklama kararının amacı her ne olursa olsun, bu karar ölçülülük ve gereklilik ilkeleri ile sınırlandırılmıştır.
Yani:
-
Amaç meşru olsa bile, tutuklama gerekli ve orantılı değilse uygulanamaz.
-
Adli kontrol tedbiri yeterli görülüyorsa tutuklama uygulanmaz.
Kısaca Özetlersek
| Amaç | Açıklama |
|---|---|
| Kaçmayı önlemek | Kişinin soruşturmadan kaçmasının önüne geçmek |
| Delil karartmayı engellemek | Tanıkları etkileme veya delilleri yok etme riskini bertaraf etmek |
| Yargılamayı sağlıklı yürütmek | Sürecin etkinliğini ve doğruluğunu korumak |
| Kamu düzenini korumak | Ağır suçlarda toplum güvenini sağlamak |
| Cezalandırma değil | Yalnızca geçici, koruyucu bir tedbirdir |
V. Tutuklama Kararının Hukuki Niteliği
Tutuklama, ceza muhakemesi hukukuna ait bir müessesedir. Hukuki niteliği itibariyle:
1. Koruma Tedbiri (Muhafaza Tedbiri)
Tutuklama, esasen koruyucu bir tedbirdir; kişinin cezalandırılması için değil, ceza yargılamasının sağlıklı bir şekilde yürütülmesi amacıyla kullanılır.
➡️ Bu nedenle ceza hukuku değil, ceza muhakemesi hukuku konusudur.
2. İstisnai ve Geçici Bir Uygulama
Anayasada güvence altına alınan kişi özgürlüğünü sınırladığı için, tutuklama:
-
İstisnaidir: Normal kural, kişinin serbest yargılanmasıdır.
-
Geçicidir: Süresi sınırlıdır, sürekli olamaz.
-
Sınırlı koşullara bağlıdır: Kuvvetli suç şüphesi + tutuklama nedeni olmalıdır.
3. Hakim Kararıyla Uygulanır
Tutuklama, ancak bağımsız ve tarafsız bir yargıç tarafından ve gerekçeli olarak uygulanabilir. Savcı, tek başına tutuklama kararı veremez.
4. Anayasal ve AİHS ile Sınırlanmıştır
Tutuklama kararı:
-
Anayasa m.19,
-
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.5 hükümleriyle sınırlandırılmıştır. Bu hükümler, tutuklamanın keyfi veya ölçüsüz uygulanmasını engellemek amacı taşır.
Özetle; tutuklama, Ceza hukukunda suç ve cezanın şahsiliği ilkesi gereği kişiseldir. Tutuklama, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için başvurulan bir araçtır. Tutuklama, görünüşte haklılık içermeli ve ancak orantılı ve ölçülü olduğu durumlarda verilmelidir. Tutuklama kararı, bir infaz, hüküm ya da cezanın aracı değildir. Tutuklama sebeplerinin sona ermesi halinde tutukluluğun da sona ermesi gerekmektedir.
VI. Tutuklama Usulü
Tutuklama ancak şu şekilde yapılabilir:
- Savcılık talebi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından karar verilir.
- Şüpheli veya sanık, müdafi (avukatı) huzurunda dinlenmeden tutuklama kararı verilemez.
- Tutuklama kararı yazılı olur ve gerekçeli şekilde açıklanmalıdır:
- Kuvvetli suç şüphesi nedenleri,
- Tutuklama nedenleri,
- Daha hafif tedbirlerin neden yetersiz görüldüğü.
❗ Unutulmamalıdır ki; gerekçesiz tutuklama kararı, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına göre hak ihlali sayılır.
Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
a) Kuvvetli suç şüphesini,
b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
d) (Ek:8/7/2021-7331/14 md.) Adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.
VII. Tutuklamada İfade veya Sorguda Şüphelinin Temel Hakları Nelerdir?
1. Avukat Yardımından Yararlanma Hakkı
CMK m. 149-150-154, Anayasa m.36, AİHS m.6
-
Şüpheli, kendi seçeceği bir müdafii (avukat) aracılığıyla savunma yapma hakkına sahiptir.
-
Müdafi seçme imkânı yoksa, özellikle baro tarafından re’sen bir avukat görevlendirilmelidir.
-
Müdafi, sorguda hazır bulunur, susma hakkını ve haklarını hatırlatır, şüpheliyi bilgilendirir.
➡️ Sorgu, avukat olmadan yapılamaz.
2. Susma Hakkı
CMK m.147/1-e, AİHS m.6
-
Şüpheli, kendini suçlayıcı beyanda bulunmaya zorlanamaz.
-
İfade vermeme ve hiçbir soruya cevap vermeme hakkı vardır.
-
Susması, aleyhine delil olarak kullanılamaz.
➡️ “Hiçbir beyanda bulunmayacağım” demesi, yasal bir haktır.
3. Hakkındaki Suçlama ve Delillerin Bildirilmesi Hakkı
CMK m.147/1-a-b-c, AİHS m.6, Anayasa m.19/5
-
Şüpheliye, isnat edilen suç açıkça ve anlaşılabilir biçimde bildirilmelidir.
-
Bu suçlamaya dayanak oluşturan deliller gösterilmeli, şüpheli bu delillere karşı kendini savunabilmelidir.
-
Gerekçeli tutuklama talebi ve içeriği şüpheliye açıklanmalıdır.
4. Dosyaya Erişim ve Bilgilendirilme Hakkı
CMK m.153 (müdafi için), CMK m.100/4 (tutuklama gerekçesi)
-
Şüphelinin müdafii, dosyadaki belgeleri inceleyebilir, örnek alabilir (soruşturmanın gizliliği gerekçesiyle kısıtlama kararı yoksa).
-
Şüpheli, sorgu öncesi yeterli şekilde bilgilendirilmeden savunma yapamaz.
➡️ AİHM, dosyaya erişimin engellenmesini çoğu zaman adil yargılanma hakkının ihlali olarak görür.
5. Makûl Sürede Hâkim Önüne Çıkarılma Hakkı
CMK m.91-98, AİHS m.5/3, Anayasa m.19/5
-
Gözaltına alınan kişi en geç 24 saat içinde, toplu suçlarda 48 saat içinde hâkim önüne çıkarılmalıdır.
-
Yargılama geciktirilemez. Aksi hâlde kişi derhal serbest bırakılmalıdır.
6. Tutuklama Kararının Gerekçeli Olma Hakkı
CMK m.101/1, Anayasa m.19/7, AİHS m.5/1-c
-
Hakim, tutuklama kararını yazılı ve gerekçeli olarak vermelidir.
-
Kararda:
-
Kuvvetli suç şüphesi nedenleri,
-
Tutuklama nedenleri,
-
Daha hafif tedbirlerin neden uygulanmadığı açıkça yazılmalıdır.
-
➡️ Gerekçesiz ya da soyut ifadeler içeren kararlar, AYM ve AİHM nezdinde hak ihlali sebebidir.
7. Tutukluluğa İtiraz Hakkı
CMK m.101/4, m.104
-
Şüpheli ve müdafii, tutuklama kararına karşı 7 gün içinde itiraz edebilir.
-
Bu itiraz, üst sulh ceza hâkimliği tarafından değerlendirilir.
8. Tercüman Yardımı ve Dil Hakkı
CMK m.202, AİHS m.6
-
Türkçe bilmeyen şüphelilere, ana dilinde kendisini ifade edebileceği bir tercüman sağlanmalıdır.
-
Sağır/dilsizse veya konuşma engeli varsa, bu duruma uygun iletişim yöntemleri sağlanmalıdır.
9. İşkence, Kötü Muamele ve Zorla İfade Yasağı
Anayasa m.17, AİHS m.3, CMK m.148
-
Şüpheli, sorguda işkenceye, kötü muameleye, baskıya maruz bırakılamaz.
-
Zorla, aldatılarak, vaatte bulunularak alınan ifadeler delil olarak kullanılamaz.
10. Yakınlarına Haber Verilmesini Talep Etme Hakkı
CMK m.95
-
Şüpheli, gözaltına alındığında veya tutuklandığında, bir yakınına haber verilmesini isteyebilir.
-
Genelde aile bireylerinden birine, baroya ve eğer varsa işverene bildirim yapılır.
SONUÇ: ŞÜPHELİNİN TUTUKLAMA SORGUSUNDAKİ HAKLARI
| Hak | Kaynak | Açıklama |
|---|---|---|
| Avukat yardımı | CMK m.149-150 | Müdafi olmadan sorgu yapılamaz |
| Susma hakkı | CMK m.147 | Beyan vermeme hakkı vardır |
| Suçlamayı öğrenme | CMK m.147 | Hangi suçla suçlandığını bilmelidir |
| Dosya erişimi | CMK m.153 | Müdafi dosyaya erişebilir |
| Hâkim önüne çıkarılma | CMK m.91 | 24-48 saat içinde hâkim karşısına çıkmalıdır |
| Gerekçeli karar | CMK m.101 | Tutuklama kararı gerekçeli olmalıdır |
| İtiraz hakkı | CMK m.101/4 | 7 gün içinde itiraz edilebilir |
| Tercüman hakkı | CMK m.202 | Ana dili Türkçe olmayanlar için tercüman |
| Kötü muamele yasağı | CMK m.148 | Zorla alınan ifadeler geçersizdir |
| Yakınlarına haber verme | CMK m.95 | Bir yakına haber verilir |
VIII. Tutuklama Kararına İtiraz Nasıl ve Nereye Yapılır?
Tutuklama kararına itiraz hakkı;
-
Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.101/4,
-
CMK m.104 ve
-
5271 sayılı CMK’nın itiraz usullerini düzenleyen 267 ila 271. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
1. Tutuklama Kararına Kimler İtiraz Edebilir (CMK m. 261 – 262)
Tutuklama kararına itiraz, karar sonucu tutuklanan kişinin yani şüpheli veya sanığın sahip olduğu bir haktır. Şüpheli veya sanık dışında da bu karara itiraz edebilecek kişiler kanunda sayılmıştır.
- Şüpheli veya sanığın müdafisi yani soruşturma veya kovuşturmada vekilliğini üstlenmiş avukatı da tutukluluğa itiraz edebilir
- Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi (annesi, babası, varsa başkaca yasal temsilcisi) de tutuklama kararına itiraz edebilir.
- Şüpheli veya sanığın eşi de tutuklama kararına itiraz edebilir.
2. İtiraz Süresi Ne Kadardır?
-
Tutuklama kararının öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilebilir.
-
Bu süre tebliğden değil, kararın öğrenildiği andan itibaren başlar.
-
Süre hak düşürücüdür; kaçırılırsa hak kaybı olur.
📌 Uygulamada genellikle karar tutanağı veya zapta şerh düşülmesiyle süre başlar.
3. İtiraz Hangi Mahkemeye Yapılır?
Tutuklama kararına itiraz, tutuklama kararına itiraz dilekçesi ile kararı veren mahkemeye ya da bu beyanın ilgili mahkeme katibi tarafından tutanağa geçirilmesi ile yapılır.
Tutuklama kararına itiraz üzerine, tutuklama kararını veren hakimlik veya mahkeme, kendi verdiği tutuklama kararının 3 gün içinde değiştirmezse, yani tutukluluğun devam etmesi gerektiği kanaatindeyse itiraz dilekçesinin kendisine verildiği tarihinden itibaren üçüncü günün sonunda itirazı incelemeye yetkili merciiye gönderir (CMK m.105).
Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararlarına karşı yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir. İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir (CMK m.268/2-b).
Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesi birden çok daireden oluşuyorsa, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir (CMK m.268/3-c).
4. İtiraz Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
İtiraz dilekçesinde şu hususlara yer verilmelidir:
-
Karar numarası ve tarihi,
-
Tutuklamanın neden haksız ve yetersiz olduğu,
-
Kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığı veya delil yetersizliği,
-
Tutuklama nedenlerinin oluşmadığı (kaçma riski, delil karartma),
-
Adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerin yeterli olacağı,
-
Tutuklamanın ölçüsüz ve orantısız olduğu,
-
AİHS ve Anayasa’ya aykırılık argümanları.
➡️ Dilekçe hukuki gerekçelere dayalı, sade ve sistematik olmalıdır.
5. İtirazın Sonucu Ne Olur?
-
İtiraz değerlendirip şu kararlardan birini verir:
-
Tutuklama kararının kaldırılması (serbest bırakma),
-
Adli kontrol uygulanması,
-
İtirazın reddi (tutukluluk devam eder). Tutukluluğun devamına da itiraz mümkündür. Sulh ceza mahkemesince verilen tutukluluğun devamı kararında gerekçeler yetersiz gösterilmiş, yeniden delil değerlendirmesi yapılmamış ise tutukluluğun devamı kararına itiraz etmek mümkündür.
-
6. Özetle
| Konu | Açıklama |
|---|---|
| Kim itiraz edebilir? | Şüpheli, sanık, avukatı, yasal temsilcisi |
| Süre | 7 gün (kararın öğrenilmesinden itibaren) |
| Nereye yapılır? | Kararı veren sulh ceza hâkimliğine |
| Usul | Dilekçe ile yapılır |
| Sonuç | Red / Tutuklamanın kaldırılması / Adli kontrol uygulanması |
IX. Tutukluluk Süreleri (CMK m.102)
Tutukluluk süreleri, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında farklılık gösterir:
A. Soruşturma Evresi (İddianame öncesi)
1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne tabi olmayan suçlar için:
- Azami tutukluluk süresi: 1 yıl,
- Gerekçeli olarak 6 ay uzatılabilir,
➡️ Toplam: 1,5 yıl.
2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne tabi suçlar için:
- Azami tutukluluk süresi: 2 yıl,
- Gerekçeli olarak 3 yıl uzatılabilir,
➡️ Toplam: 5 yıl.
B. Kovuşturma Evresi (Dava açıldıktan sonra)
- CMK’da net bir üst sınır düzenlenmemiştir.
- Ancak Anayasa ve AİHM içtihatları gereği, makul süreyi aşan tutukluluklar hak ihlali sayılır.
- Örneğin, Yargıtay ve AYM uygulamasında 3-5 yılı aşan tutuklamalar ciddi hak ihlali sayılmaktadır.
X. Tutuklama Yerine Alternatif: Adli Kontrol (CMK m. 109)
Tutuklamanın alternatifidir.
Amaç, sanığın kaçmasını veya delilleri karartmasını engellemekle birlikte özgürlüğünü tümden kısıtlamamaktır.
Adli kontrol tedbirleri şunlardır:
- Belirli günlerde imza vermek,
- Yurtdışına çıkış yasağı,
- Belli yerleşim yerini terk etmeme,
- Elektronik kelepçe uygulaması,
- Teminat yatırma
🔹 Tutuklama, adli kontrolle sağlanabilecekse uygulanamaz.
XI. Tutuklama Kararına İtiraz ve Tutuklama Kararının Gözden Geçirilmesi (CMK m.104 – 108)
A. Tutukluluğa itiraz (CMK m.101/4)
- Şüpheli/sanık veya avukatı, 7 gün içinde tutuklama kararına karşı itiraz edebilir.
- İtirazı bir üst Sulh Ceza Hakimliği değerlendirir.
B. Resen inceleme
- Her ay, tutukluluk hali hakim tarafından resen gözden geçirilir.
- Her defasında tutuklama devamına karar veriliyorsa, bu gerekçelendirilmelidir.
XII. Hangi Hallerde Tutuklama Kararı Verilemez
1. Sadece Adli Para Cezası Öngörülen Suçlarda
Eğer şüpheliye isnat edilen suç, kanunen sadece adli para cezası ile cezalandırılabiliyorsa,
🔸 kesinlikle tutuklama kararı verilemez.
📚 CMK m.100/4 açıkça der ki:
“Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez.”
Örnek:
-
Gürültü yapma,
-
Trafik kuralı ihlali gibi kabahat niteliğindeki fiiller.
2. Alt Sınırı 1 Yıldan Az Hapis Cezası Gerektiren Suçlarda (Özel durumlar hariç)
Normalde, CMK m.100 gereğince, kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedeni birlikte varsa tutuklama yapılabilir.
Ancak, suçun karşılığında öngörülen cezanın alt sınırı 1 yılın altında ise, tutuklama genellikle verilmez.
🔸 Bunun istisnası:
-
Suç CMK 100/3’teki katalog suçlardan biri ise, bu sınırlama geçerli değildir.
3. Adli Kontrol Yeterli İse
CMK m.101/1’in son cümlesi çok kritiktir:
“Tutuklama bir ceza değil, koruma tedbiridir. Adli kontrol ile sağlanabilecek hallerde tutuklama uygulanamaz.”
Yani:
-
Kaçma riski yoksa,
-
Delilleri karartma ihtimali yoksa,
-
Kişi sabit ikamet sahibiyse,
-
İş ve aile düzeni varsa,
→ Adli kontrol (imza, yurtdışı yasağı, elektronik kelepçe vs.) yeterlidir.
Bu durumda tutuklama yerine adli kontrol uygulanmalıdır.
4. Somut Delil Yoksa (Kuvvetli Suç Şüphesi Yokluğu)
Tutuklama kararı verilebilmesi için yalnızca genel şüphe değil, somut olay ve delillere dayalı kuvvetli suç şüphesi bulunmalıdır (CMK m.100/1).
🔍 Şunlar yetersizdir:
-
İhbar mektubu,
-
“İçime doğdu” türü soyut beyanlar,
-
Sadece polis gözlemi veya yakıştırma ifadeler.
Delil zayıfsa, tutuklama verilemez.
5. Deliller Toplandıysa ve Karartma İhtimali Yoksa
Eğer:
-
Dosyadaki tüm deliller toplanmışsa (örneğin arama yapılmış, tanıklar dinlenmiş),
-
Sanığın delillere müdahale edemeyeceği sabitse,
→ delil karartma ihtimali ortadan kalktığı için tutuklama uygulanamaz.
📌 AYM ve AİHM bu gerekçeyi önemli bir özgürlük kriteri olarak değerlendirir.
6. Kaçma Riski Somut Olarak Gözlenmiyorsa
Kişinin:
-
Sabit bir ikametgahı varsa,
-
Türkiye’de yerleşik düzeni varsa (işi, ailesi, düzenli hayatı),
-
Yargılamalara daha önce katılmışsa,
kaçma riski varsayımı değil, somut bir delille ortaya konmuyorsa → tutuklama yapılamaz.
7. Soruşturma veya Kovuşturma Aşamasında Süre Sınırı Aşıldıysa
Tutukluluk süresi:
-
Ağır ceza dışı suçlarda 1 yıl + 6 ay (toplam 1,5 yıl),
-
Ağır cezalık suçlarda 2 yıl + 3 yıl (toplam 5 yıl) sınırındadır.
Bu süre aşıldıysa → derhal serbest bırakılması gerekir.
(→ CMK m.102)
8. Kanuni Haklar Kullanılmadıysa – Hukuka Aykırı Tutuklama
Eğer:
-
Şüpheliye susma hakkı, avukat hakkı, suçlamalar açıkça bildirilmemişse,
-
Sorgu avukat huzurunda yapılmamışsa,
-
Tutuklama kararı gerekçesiz ise → karar hukuka aykırı olur.
➡️ Bu durumda da tutuklama kararı verilmemelidir, verilirse itiraz üzerine kaldırılır.
9. Hasta, Hamile, Yaşlı veya Çocuk Şüpheli Durumu
Özellikle:
-
Hamile kadınlar,
-
65 yaş üstü ağır hastalar,
-
15-18 yaş grubu çocuklar
için tutuklama çok daha sınırlı uygulanır.
Bu kişilere genellikle adli kontrol tercih edilir (CMK + infaz mevzuatı + AİHS uygulamaları).
ÖZET TABLO: TUTUKLAMA YASAĞI VEYA OLMAMASI GEREKEN DURUMLAR
| Durum | Tutuklama Verilemez |
|---|---|
| Sadece adli para cezası varsa | ✅ Evet |
| Suçun cezası 1 yıldan azsa | ✅ Genelde verilmez |
| Adli kontrol yeterliyse | ✅ Verilmez |
| Somut delil yoksa | ✅ Verilmez |
| Deliller toplanmışsa | ✅ Verilmez |
| Kaçma riski yoksa | ✅ Verilmez |
| Tutukluluk süresi aşılmışsa | ✅ Serbest bırakılır |
| Gerekçesiz/avukatsız sorgu varsa | ✅ Karar geçersizdir |
| Hamile, hasta, çocuk sanık | ✅ Çok sınırlı uygulanır |
XIII. UYGULAMADAN ÖRNEKLER ve ÖNEMLİ İÇTİHATLAR
I. AYM Kararları:
- Gerekçesiz tutuklama kararları, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkını ihlal eder.
- Tutuklama kararı “klişe ifadeler” içeremez, somut olmalıdır.
Örneğin AYM bir kararında, “AİHM’in de vurguladığı gibi kanunun tutuklama nedenlerine ilişkin bir karine öngörmesi durumunda bile kişi özgürlüğüne müdahaleyi gerektiren somut olguların varlığının ikna edici biçimde ortaya konması gerekir. (…). Ancak somut olayda tutukluluğun devamına ilişkin kararlarda, tutukluluğun devamına ilişkin somut olguların varlığının ortaya konmadığı ve sadece isnat edilen suçun 5271 sayılı Kanun’un 100. maddesinin (3) numaralı fıkrası kapsamındaki katalog suçlardan olması hususuna atıf yapıldığı görülmektedir (…)” (Engin Demir [GK], B. No: 2013/2947, 17/12/2015, § 66).
II. AİHM Kararları:
- Tutuklama makul sürede sona erdirilmeli,
- Uzun tutukluluk durumunda “duruşmaya çıkamama” ya da “mahkemeye erişememe” gibi şikâyetlerle tazminat verilebilir.
XIV. SONUÇ
|
Kriter |
Açıklama |
|
Dayanağı |
Ceza Muhakemesi Kanunu (m.100-108) |
|
Amaç |
Ceza yargılamasının güvenliğini sağlamak |
|
Koşullar |
Kuvvetli şüphe + Tutuklama nedeni |
|
Alternatif |
Adli kontrol |
|
Süreler |
Ağır ceza dışı: max 1,5 yıl / Ağır ceza: max 5 yıl |
|
Karar |
Sadece hâkim verir, savcılık tutuklama isteminde bulunabilir. |
|
İtiraz |
7 gün içinde yapılabilir |
|
İçtihatlar |
AYM ve AİHM kararları tutuklamada “ölçülülük” ve “gerekçelilik” ilkelerine çok önem verir |