Boşanma Davasında Karşı Dava Nedir, Dava Dilekçesi Örneği | 2025

Boşanma davasında “karşı dava,” bir tarafın boşanma talebine karşı, davalı tarafın kendisi de boşanma talebinde bulunması anlamına gelir. Karşı dava, davalının davacıya karşı aynı davada kendi boşanma taleplerini ve varsa kendi maddi-manevi taleplerini sunmasını sağlar. Karşı dava, asıl dava ile birlikte görülür ve iki dava birlikte değerlendirilir. Özellikle kusurun kimin ağır olduğunun belirlenmesi açısından önemli olabilir.

Karşı dava, asıl boşanma davası açıldıktan sonra belirlenen cevap süresi içerisinde açılabilir ve dilekçeyle mahkemeye sunulur. Hem boşanma talebini içerir, hem de varsa nafaka, maddi-manevi tazminat, çocukların velayeti gibi konularda taleplerde bulunulabilir.

Boşanma Davası Karşı Dava Açma Şartları

Boşanma davasında karşı dava açma konusu; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 132. Maddesi ışığında incelenmelidir. İlgili kanun hükmü;

MADDE 132- (1) Karşı dava açılabilmesi için;

a) Asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması,

b) Karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olması, şarttır.

(2) Belirtilen bu şartlar gerçekleşmeden karşı dava açılacak olursa, mahkeme, talep üzerine yahut resen, karşı davanın asıl davadan ayrılmasına; gerekiyorsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.

(3) Karşı davaya karşı, dava açılamaz.

şeklinde açıklanmıştır. Bu madde hükmüne göre, boşanma davasında karşı davanın açılabilmesi için;

  • Açılmış olan asıl boşanma davasının halen devam ediyor olması,
  • Açılmış olan asıl boşanma davası ile karşı dava arasında bağlantı mevcut olması,
  • Karşı davanın süresi içerisinde açılmış olması, gerekmektedir.

Boşanma Davası Karşı Dava Açma Süresi

Boşanma davası karşı dava açma süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır.

Boşanma Davasında Karşı Dava Neden Açılır?

Asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olduğu durumlarda; karşı davanın açılması, açılmış ve halen görülmekte olan bir davanın varlığını zorunlu kılmaktadır. İlgili kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere; açılmış ve halen görülen bir davanın davalısının, cevap dilekçesinde belirttiği hususlar ile asıl davanın davacısına karşı yine asıl davanın görüldüğü mahkemede bir dava açması karşı dava demektir. Pratikte karşı davanın açılma sebepleri; kendisine tebliğ edilen dava dilekçesindeki hususlara yönelik kendi iddiasını savunmak isteyen davalının; mevcut duruma ilişkin görülen davaya karşı cevap ve savunmalarını ispat etmek istemektedir.

Boşanma Davası Karşı Dava Dilekçesi Örneği

BOŞANMA DAVASINDA KARŞI DAVA DİLEKÇESİ

YALOVA (?). AİLE MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

Dosya No: ___________
Davacı: [Davacının Adı, Soyadı, TC Kimlik Numarası, Adresi]
Davalı (Karşı Davacı): [Davalının Adı, Soyadı, TC Kimlik Numarası, Adresi]
Davacı Vekili: [Varsa vekilin adı, soyadı, adresi]
Davalı (Karşı Davacı) Vekili: Av. Yusuf SİYAH [Avukatın adı, soyadı, adresi]
Konu: Davacının açmış olduğu boşanma davasına karşı boşanma talebimizi ve diğer taleplerimizi içerir karşı dava dilekçesidir.

AÇIKLAMALAR

  1. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması:
    Davacı [davacının adı-soyadı], Aile Mahkemesi’nde müvekkilim aleyhine boşanma davası açmış bulunmaktadır. Davacı tarafından açılan boşanma davası, müvekkilim tarafından haksız, gerçeği yansıtmayan iddialarla açılmış olup, müvekkilimiz de bu evlilik birliğinin sona ermesi gerektiğini düşünmektedir. Evlilik birliği, davacı tarafın kusurlu davranışları nedeniyle temelinden sarsılmış, müşterek hayat çekilmez hale gelmiştir.
  2. Davacının Kusurlu Davranışları:
    Davacı, evlilik süresince müvekkilime karşı çeşitli kusurlu davranışlarda bulunmuştur. Özellikle;
  • Müvekkilime karşı sürekli hakaretlerde bulunmuş, psikolojik baskı uygulamıştır.
  • Müvekkilimin şahsi ve mesleki gelişimine destek olmamış, aile içinde sorumluluklarını yerine getirmemiştir.
  • Evlilik birliğinde sadakatsiz davranışlar sergilemiş, sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiştir.
  • Davacı, sürekli olarak müvekkilimi aşağılama, küçümseme ve saygısızca davranışlar sergilemiştir.
  1. Evlilik Birliğinin Devamının Mümkün Olmaması:
    Yukarıda sayılan nedenlerle evlilik birliği müvekkilim açısından çekilmez bir hale gelmiştir. Bu şartlar altında evliliğin devam etmesi mümkün olmayıp, müvekkilim de boşanma iradesini kesin olarak beyan etmektedir.
  2. Maddi ve Manevi Tazminat Talebi:
    Davacı tarafın kusurlu davranışları nedeniyle müvekkilim derin bir manevi acı çekmiş, bu süreçte hem psikolojik hem de sosyal olarak zarar görmüştür. Bu nedenle müvekkilim lehine 100.000 TL manevi tazminat talep etmekteyiz. Ayrıca, evliliğin sona ermesiyle müvekkilimin yaşadığı ekonomik kayıplar göz önünde bulundurularak, müvekkilim için 50.000 TL maddi tazminat talep ediyoruz.
  3. Nafaka Talepleri:
    Müvekkilimin, evlilik birliği süresince davacının maddi desteğine bağlı olduğu açıktır. Boşanmanın gerçekleşmesiyle birlikte müvekkilim ciddi maddi zorluklar yaşayacaktır. Bu sebeple müvekkilim lehine 3.000 TL tedbir nafakası ve boşanmanın kesinleşmesinden sonra ise 3.000 TL yoksulluk nafakası talep etmekteyiz.
  4. Velayet ve Çocukların İştirak Nafakası:
    Müşterek çocuklarımız [çocukların adları], müvekkilim ile birlikte kalmaktadır. Çocukların velayetlerinin müvekkilime verilmesini, her bir çocuk için aylık 2.000 TL iştirak nafakası talep etmekteyiz.

HUKUKİ NEDENLER:
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddeleri, HMK ve sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER:

  • Tanık beyanları,
  • Davacı ile müvekkilimin sosyal medya yazışmaları,
  • Davacının sadakatsizlik gösteren davranışlarına dair fotoğraflar ve yazışmalar,
  • Müvekkilimin psikolojik tedavi gördüğüne dair doktor raporları,
  • Davacı ile müvekkilim arasında geçen mesajlaşmalar,
  • Gerekli görülecek diğer deliller.

SONUÇ VE İSTEM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davacının açmış olduğu boşanma davasının reddine,
  2. Müvekkilimin de boşanma talebinin kabulüne,
  3. Davacı tarafın kusurlu davranışları nedeniyle müvekkilime 100.000 TL manevi tazminat ve 50.000 TL maddi tazminat ödenmesine,
  4. Müvekkilim lehine aylık 3.000 TL tedbir nafakası ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesine,
  5. Müşterek çocuklarımızın velayetinin müvekkilime verilmesine ve çocuklar için aylık 2.000 TL iştirak nafakası ödenmesine,
  6. Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederiz.

Davalı (Karşı Davacı) Vekili
Av. Yusuf SİYAH


Bosanma Davasinda Karsi Dava DIlekcesi 2025

YALOVA 1. AİLE MAHKEMESİNE

DOSYA NO :

CEVAP VEREN DAVALI:

VEKİLİ: Av. Yusuf SİYAH

DAVACI-KARŞI DAVALI:

VEKİLİ:

KONU                   : Sayın Mahkemenizde …/.. E. Numarası ile görülmekte olan, müvekkil aleyhine açılmış davaya karşı cevaplarımız ve taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelden sarsılması sebebiyle karşı davamıza ilişkin talep ve beyanlarımızı içerir dilekçemizin sunumudur.

AÇIKLAMALAR :

Müvekkil ve davacı-karşı davalı 14 Şubat 2024 yılında evlenmiştir. Bu evlilikten B.E adında, bir yaşında müşterek çocukları bulunmaktadır.

Davalı- Karşı Davacı tarafından 01.01.2025 tarihinde mahkemenizde boşanma davası açılmıştır. Davalı- karşı davacı vekilinin dilekçesinde iddia ettiği vakıalar gerçeğe aykırı beyanlardan ibarettir ve hukuki dayanaktan yoksun bulunmaktadır. Bu sebeplerle yasal süresi içerisinde tarafımıza karşı açılan davaya cevaplarımızı ve karşı dava dilekçemizi sunuyoruz. Şöyle ki;

ESASA İLİŞKİN CEVAPLARIMIZ :

1-) Davalı eş, mahkemenizin yukarıda belirtilen esasında kayıtlı bulunan eldeki davasıyla, müvekkilimizin evlilik birliği içindeki sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek boşanma ve tazminat talebinde bulunmuştur. Ancak, davacın tarafın iddiaları hukuki dayanaktan yoksun ve soyut ve gerekçesiz iddialardır.

2-) Davacı eş tarafından ileri sürülen iddialara dayanak yapılan telefon mesajlarının içeriği aldatma olgusunu kanıtlamaktan çok uzakta, sosyal içerikli dostane mesajlardır. Öyle ki, bu mesajlardan birinde, mesajı gönderen şahıs, müvekkilimizin ailesine selamlarını göndermekte ve en kısa sürede görüşüp tanışma dileğini dile getirmektedir.

Zaten iki aylık süre boyunca gelen toplam mesaj sayısı üç taneden ibarettir. Kaldı ki, mesajı gönderen kimse, müvekkilimizin hem ilkokul hem de ortaokul sıralarından yakın bir arkadaşıdır. Hazırda açılan davada bu soyut iddiaların aldatma içerdiği beyanı gerçek dışı olup hukuki dayanaktan yoksundur. Şahsın tanıklığı da dinlendiğinde bu durum görülecektir.

3-) Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle; öncelikle, eldeki asılsız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz.

4-) Müvekkil üzerine atılı asılsız iddiaların sebebi ile evlilik birliği müvekkil adına çekilemez bir hale gelmiştir. Keza asılsız bir şekilde kendisini aldattı iddiası ile dava açan eş ile bir araya gelmesi de imkansızdır. İşbu sebeplerden ötürü davacı eşe karşı aşağıda açıklamalarını sunduğumuz karşı davayı açmak zorunlu hale gelmiştir.

KARŞI DAVAYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARIMIZ

1- Müvekkilim, davacı-karşı davalı ile çok büyük umutlarla evlenmiştir. Güzel bir aile kurmak isteyen müvekkilim maalesef davacı-karşı davalının aşağıda bulunan kusurlu hareketleri sebebiyle huzurda bulunan boşanma davasına karşı dava açma zarureti doğmuştur. Şöyle ki;

Evlilik birliğinin sağlanmasında en önemli hususlardan bir tanesi de karşılıklı güven ilkesidir. Birbirine zerre kuşkusu dahi bulunan tarafların bir arada mutlu bir evlilik sürdürmesi de imkansızdır.

Müvekkil eşine karşı evlilik içerisinde toplumsal ve geleneksel yükümlülüklerini yerine getirmiş, evlilik birliğinin devamlılığı için çaba göstermiştir. Fakat, müvekkil aleyhine açılan davaya ilişkin detayları okuduğunda mahvolmuştur. Eşine ne kadar değer verdiğini her fırsatta dile getiren müvekkilin dava dilekçesinde eşini aldattığına yönelik asılsız iddialar ile karşılaşması kendisini manevi bir çöküntüye dahi sokmuştur.

Davacı karşı davalı eşin iddiaları ilk olmayıp, eldeki davanın öncesinde de müvekkile karşı birden çok kez kendisini aldattığına yönelik çirkin iddiaları olmuş, her defasında da hatalı olduğunu sonradan anlayıp özür dilemiştir. Müvekkil bu ana kadar evlilik birliğinin bozulmaması adına gereken çabayı sarf etmiş fakat hazırda bulunan dava ve üzerine atılı çirkin iddialar bardağı taşıran son damla olmuştur.

Müvekkilimizin, kendisinden sürekli şüphe duyan ve kendisini haksız yere alenen suçlamaktan çekinmeyen davacı karşı davalı eşi ile birlikteliğini bundan böyle devam ettirmesine olanak kalmamıştır.

2- Davacı – karşı davalı tüm bunların yanında anti sosyal ve kısıtlayıcı bir yapıya sahiptir. Müvekkilimi evlilik birliği boyunca kısıtlamış, onun dışarıda arkadaşları ile vakit geçirmesine dahi engel olmuştur. Davacı, müvekkili ilk okul arkadaşlarından kıskanmış ve hayatlarına girmesini istememiştir. Yıllarca sabredip Davacı – karşı davalıya ayak uydurmaya çalışmış fakat gelinen noktada artık çekilmez bir hal almıştır.

Davacı – karşı davalı bu anti sosyal davranışlarla yetinmeyip ayrıca müvekkilimi evlilikleri boyu kısıtlamıştır. Davalı-karşı davacı müvekkilimin dinlediği müziğe, izlediği dizilere dahi karışmakta, müvekkilin ev içerisindeki ve sosyal hayatındaki yaşantısını hapis etmektedir.

VELAYETE İLİŞKİN BEYANLARIMIZ:

Müvekkilim çocuğuna çok düşkündür ve çocuğunu çok sevmektedir. Halen anne sütü ile beslenen, bir yaşındaki bir çocuğun annesi ile bağının devam etmesi zorunludur.

Müşterek çocuğun velayetinin, yaşı küçük olması ve halen anne bakımına muhtaç olması sebebiyle müvekkile verilmesini; ayrıca, dava sonuna kadar müvekkil ile birlikte aile büyüklerinin yanında kalmasına karar verilmesini talep ediyoruz.

Müvekkilin ailesi huzurda açılan dava sebebi ile müvekkile elindeki tüm yardımları göstermiş olup, çocuğun tüm ihtiyaçlarını karşılamaya hazır durumdadır. Keza müvekkilin işi sebebi ile çocuğuna karşı yükümlülüklerini getiremeyeceği iddiası da asılsızdır. Müvekkil, esnek çalışma saatlerine sahip işini evden dahi yapabilecek pozisyonda özel alanda çalışmaktadır. Müvekkilin maddi durumu çocuğunun ihtiyaç ve gereksinimlerini karşılamaya fazlasıyla yetmekte, müvekkilin çalışma saatleri, süt izin saatleri gibi durumlarda da çocuğuna ayıracak zamanı çokça bulunmaktadır.

Davacı karşı davalı eş, halen … unvanlı işyerinde … olarak görev yapmaktadır. Müvekkilimiz için …TL, müşterek çocuk için …TL olmak üzere, toplam… TL tedbir nafakasına hükmedilmesine, boşanmadan sonra da nafakanın yoksulluk ve iştirak nafakası olarak devamına karar verilmesini talep ediyoruz.

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATA İLİŞKİN BEYANLARIMIZ:

Davacı-karşı davalı taraf vekili sunduğu dava dilekçesinde; 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat istemiştir. Bilindiği gibi ilgili tazminat tutarının belirlenmesindeki en önemli husus evlilik birliğindeki kusurlu davranışların ispat edilmesidir. Davacı-karşı davalının sunmuş olduğu dava dilekçesi asılsız, hukuka aykırı iddialardan ibarettir. Yargılamanın ilerleyen safhalarında müvekkilin kusursuz olduğu, davacı-karşı davalının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında %100 kusurlu olacağı da ortaya çıkacaktır.

Asıl kusurlu taraf olan davacı-karşı davalının, müvekkil lehine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; 150.000,00 TL maddi tazminat, 200.000,00 TL manevi tazminat ödenmesini hüküm altına alınmasını talep etmekteyiz.

HUKUKİ NEDENLER : 4721 S. K. m. 166, 174, 4787 S. K. m. 4, 6100 S. K. m. 132,133, 134, 240, 266.

HUKUKİ DELİLLER :

Aile nüfus kaydı örneği, tanık beyanları, bildirim yazısı, bilir-kişi incelemesi. Nüfus kayıtları, Sosyal inceleme raporu, Tanık anlatımları, Bilirkişi incelemesi, Yemin ve diğer tüm sair yasal deliller.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah etmiş olduğumuz nedenlerle;

1- Müvekkil aleyhinde açılan davanın REDDİNE;

2- Arz ve izah edilen sebepler ve sunulacak olan deliller vasıtasıyla kanıtlanacak karşı davamızın KABULÜNE,

3- Müşterek çocuğun velayetinin müvekkilimize verilmesine ve dava süresince müvekkil yanında kalmasına,

4- Müvekkilimiz için … TL, her bir müşterek çocuk için … TL olmak üzere, toplam …TL tedbir nafakasına hükmedilmesine, işbu nafakanın boşanmadan sonra yoksulluk ve iştirak nafakası olarak devamına,

5- Müvekkilimiz lehine 200.000,00 TL manevi, 150.000,00 TL maddi olmak üzere, toplam 350.000,00 TL  tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte TAHSİLİNE,

6- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla ve vekaleten arz ve talep ederiz.

Davalı- Karşı Davacı Vekili

Av. Yusuf SİYAH

Bu yazıyı değerlendir!
[Toplam: 5 Ortalama: 5]

Avukat Yusuf SİYAH, lisans eğitimine devam ederken bir yandan da öğrenci stajyer olarak farklı hukuk ofislerinde çalışmalarını yürüttü. Yasal staj dönemi içerisinde de, hukuk alanındaki güçlü teorik bilgi birikimini ve avukatlık pratiğini; Ticaret ve Şirketler Hukuku, Birleşme & Devralmalar, Yatırım Süreçleri, Gayrimenkul, İnşaat ve İmar Hukuku, Gayrimenkul Değerlendirme Esasları, İş Hukuku ve Sözleşmeler Hukuku alanlarında daha da pekiştirdi. Av.Yusuf SİYAH halen 1992’den beri hizmet veren Bahadır Hukuk Bürosu bünyesinde; Ticaret ve Şirketler Hukuku, Birleşme & Devralmalar, Yatırım Süreçleri, Gayrimenkul, İnşaat ve İmar Hukuku, Gayrimenkul Değerlendirme Esasları, İş Hukuku ve Sözleşmeler Hukuku alanlarında çalışmalar yapmaktadır. Şirketlere, birleşme ve devralmalar, ticari uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve destek; müvekkillere, hukuki danışmanlık sunarak, dava süreçlerinin takibini üstlenmektedir.